Premier Lig Seyir Defteri: Tottenham Hotspur, gol makinesi…

Uzaklardan…

Uzaklardan…

“Gol futbolun orgazmıdır” der o futbolun en enfes başucu kitabında Galeano ve devam eder: “Beyaz merminin ağları her havalandırışında ortaya konan sevinç, esrarengiz bir olgu ya da bir çılgınlık olarak algılanabilir; ancak bu mucizenin de pek az gerçekleştiğini unutmamak gerekir.” Bu sezon o mucizeyi sıklıkla gerçekleştiren iki golcüye evlerinde oynadıkları Brighton maçı vesilesiyle naçizane bir bakış…

Ada futbolunun yaşı yeten meraklıları hatırlar, Premier Lig’in hayatımıza henüz girmediği zamanlarda, 1983–84 sezonunda yalnız Ada’da değil, Avrupa arenalarında esip kükrüyordu Liverpool, futbol şehrinin kırmızılı takımı. O takımın iki efsane hücumcusu Ian Rush ve Kenny Dalglish o sezon 47 gol kaydederken Liverpool şampiyonluk kupasıyla birlikte Şampiyonlar Ligi ve Lig Kupasını da kazanıyordu. Şimdilerde Championship’te eskiye ağıt yakan Blackburn Rovers 1995 senesinin baharında şampiyonluk kupasını kaldırdığında iki forveti ön plana çıkıyordu. Alan Shearer ve Chris Sutton o sezon 49 gol kaydederken, Shearer 34 golle zamanının gol rekorunu kırıyordu. O ikiliden çok zaman sonra yeni gol ortakları nam salıyordu futbol aleminde. 2003-04 sezonunu yenilgisiz kapatmıştı Arsenal, futbol tarihine “Invincibles” olarak geçerken iki hücumcusu, Bergkamp ve Henry o sezon 34 gol kaydetmişti. 2013-14 sezonunda 1980’den beri hasret kaldığı şampiyonluğu kıl payı kaçırdı Liverpool, iki forveti Luis Suarez ve Daniel Sturridge 52 gole imza atmış ama şampiyonluk için yetmemişti. Gol ortakları demişken 1993-94 sezonunu atlamayalım, Newcastle United’in efsane ikilisi Andy Cole ve Peter Beardsley 55 golle tarihe geçtiler…

Yeni zamanların gol ikilisi Kane ve Son, bu sezon Tottenham’ın kaydettiği 16 golden 13’ünde ikilinin imzası var, Son 8, Kane 5 gol. Futbolun efendi, mütevazi kaptanı Kane gollerin yanında ayrıca asist kralı, Son’un gollerinin 8’i onun enfes paslarından geldi. Avrupa futbolunun beş büyük liginde sadece Robert Lewandowski (10), Thomas Muller (3) ikilisinin o sayıya ulaşabildiğini hatırlatalım.

Arsenal’in 14 sezondan sonra Manchester United deplasmanında rakibe pozisyon vermeyerek kazandığı maçtan sonra gol makinesi ikili evinde Brighton Howe Albion karşısında. 4-2-3-1 dizilişinde başlıyorlar maça, önde Kane, arkasında Son, Ndombele, Lamela üçlüsü. Dele Alli bir maçta daha kadroda yer almıyor, çok muhtemel Mourinho adına başlamadan bitmiş bir hikâye. Henüz 13. dakikada Kane’nin penaltısıyla öne geçiyorlar. Pozisyonun başlangıcında yine Son’un alıştığımız savunma arkasına koşusu belirleyici, arka direğe Lamela’ya kestiği top, rakip savunmanın uzaklaştıramadığı topta Kane’nin ceza sahası çizgisi üzerinde Lallana karşısında düşürülüşü. Kane’nin bu sezon ligde 6. golü. Golden sonra Mourinho takımlarının karakteri öne çıkıyor, topu rakibe bırakıp takım halinde kapanarak kontradan gol arıyorlar. Brighton’un hocası Graham Potter taktik gereği golcüsü Maupay’I kadroya almamış bu maçta, haliyle 3. bölgede etkisizler. O taktiği anlamak zor! Göze batan oyunculari 20 yaşındaki sağ kanat Tariq Lamptey, Chelsea alt yapısından yetişmiş, “A” takımda forma şansı bulamayınca bu senenin başında Brighton’un yolunu tutmuş. Onun sağdan getirdiği toplarda etkili oluyorlar ama rakip ceza sahasında çoğalamamaları önemli handikapları. Topa yüzde 52 oranında sahip olduğu devreyi tek golle önde kapatıyor Tottenham, Brighton mücadele olarak iyi ama 3. bölgede cılız…

2. yarının başında Son’un kişisel becerisi, çabukluğuyla rakip alana taşıdığı topları izliyoruz ama Tottenham’ın oyunu kendi alanında kabul edişi cesaretlendiriyor misafir takımı. 56’da Pascal’ın asistinde Lamptey’in golüyle beraberliği yakalıyorlar. VAR incelemesi sonucu bu sezon ilk kez saha kenarı monitöre giden hakem kararını değiştirtmiyor, Mourinho’nun asabi yüzü yansıyor ekranlara. 64’te ofans gücünü artırma adına Ndombele’nin yerine Lo Celso’yu alıyor oyuna. 66’da Brighton’un kullandığı kornerde Webster müsait pozisyonda kaleyi bulamıyor, öne geçme şansını kaçırıyorlar. 70’te beklenen değişiklik geliyor, Lamela’nın yerine Bale sahada. Oyuna girdikten üç dakika sonra takımına üç puanı getiren golü buluyor Bale, soldan Reguilon’un ortasına vurduğu kafa köşeden Brighton ağlarıyla buluşuyor. 74’te beraberlik golünü bulabilme adına Trossard’in yerine Welbeck’i sahaya sürüyor Brighton. 79’da sahanın en iyisi Lamptey’nin sakatlanarak oyundan çıkışı maçın kaderini belirliyor, misafir takım topa yüzde 57 oranında sahip olmasına rağmen üç puanı bırakıyor. Velhasıl, Tottenham Hotspur, çok iyi oynamadığı ama üç puanı heybeye attığı maçtan sonra 14 puanla lider Liverpool’un arkasından 2. sıraya yerleşiyor. Kane-Son ikilisi gollerine devam ettiği sürece şampiyonluk yarışında var olacaklardır. 1961 senesinden beri hasret kaldılar şampiyonluğa, kim bilir belki bu sezon o uzun bekleyiş son bulur. Onların hikâyesi şairin dizeleri misali: “Söner yangın birazdan, yatışır özlem, bir gün karşılaşırız, bir gün, bir yarım akşam…”

Ziya Adnan

5 Kasım 2020