Kulübümüzü satın almış olabilirsin ama ruhumuzu asla!

Kulübümüzü satın almış olabilirsin ama ruhumuzu asla!

Uzaklardan… 

2005 senesinde, Old Trafford Stadı’nın yakınlarındaki Stretford Pub’da başlamış o ibretlik futbol hikâyesi… O gün, para babası bir ABD’linin Manchester United’ı ele geçirmesinden, kulüplerinin giderek ticarileşmesinden, artan bilet fiyatlarından hoşnut olmayan bir grup taraftar, kulübün gerçek sahibinin taraftarlar olması gerektiğini savunarak kombine biletlerini kulübe iade etmiş ve Kırmızı Şeytanlar’ın maçlarına gitmeme kararı almışlar. Az biraz Passolig meselesini andırıyor, endüstriyel futbola karşı taraftar duruşu, her ne kadar bizim topraklarda toplu duruşu sergilemek çok kolay olmasa da…

kulubumuzu-satin-almis-olabilirsin-ama-ruhumuzu-asla-53068-1.

İlk icraatları Manchester United Supporters Trust’u (Manchester United Taraftarlar Vakfı) kurmak olmuş, ardından gereken çoğunluğu sağladıktan sonra “FC United of Manchester” diye yeni bir kulüp kurarak bölgesel amatör liglerin an alt liginde mücadele etmeye başlamışlar. Zaten takımını seviyorsan hangi ligde mücadele ettiğinin ne önemi olabilir ki? Kuruluş aşamasında daha önce aynı yollardan geçmiş, ticarileşen futbola karşı başkaldırmış AFC Wimbledon, Exeter City ve Swansea City taraftarlarını örnek almışlar. Renkleri ilk göz ağrıları Manchester United’dan miras, tüzüklerine forma sponsoru almayacakları maddesini eklemişler. Kulübün ambleminin üzerinde yer alan üç çizgi, şehrin içinden geçen üç nehrin simgesi, şehrin ana geçim kaynağı gemiciliği de unutmayarak minik bir gemi yerleştirmişler ambleme…

Henüz ilk sezonlarında bulundukları küme şampiyonluğunu kazanıp bir üst lige, ikinci sezonlarında “North West Counties Football League Division One”ı ilk sırada bitirip daha geniş katılımlı kuzey bölgesinin amatör liglerinin prestijlisi “Northern Premier League”e terfi ettiler. İlk sezonları 2005-2006’da Ada futbolunun amatör kümelerinde en yüksek ikinci taraftar ortalamasına (3.059) ulaştılar. 10. Lig’den başlayıp 7. Lig’e kadar yükseldiler. İlk sezonlarında maçlarını ortalama 3 bin taraftar önünde oynarken zamanla artmaya başlamış bu sayı ve Manchester yakınlarındaki Bury kasabasının 11.840 kapasiteli Gigg Lane Stadı’nı doldurmaya başlamış takıma gönül verenler. 2007-2008 sezonunda 10 bin taraftar ortalamasını yakaladılar. O günlerde profesyonel liglerde yer alan Bury takımıyla paylaşıyorlardı o futbol mabedini. “Düşler Tiyatrosu” Old Trafford’dan sonra o minik stada alışmak zaman alsa da benimsediler yeni evlerini zaman içinde…

İşte o günlerde doğmuş o yaratıcı tezahürat: “Glazer, wherever you may be, you bought Old Trafford but you can’t buy me.” (Glazer, Old Trafford’u satın almış olabilirsin ama bizi asla!). Kulübün tüm giderleri taraftarlar tarafından karşılanırken, ilk sezonların bilançolarında ortalama 40 bin sterlin zarar gösterdiler. Günümüzde 4.200 üyeye sahipler. Kulübün internet sitesinde (www.fc-utd.co.uk) tüm gelirlerin kulübe kaldığı yazılı. Süper Lig’de yer alan Anadolu kulüplerinin çoğunun bu üye sayısını yakalayamamış olması boş tribünlerimizin göstergesi…

Takımın demirbaş oyuncusu Jerome Wright 2006 senesinde 16 yaşında katıldığı Oldham Athletic seçmelerini kazanamamış. 2006 senesinden beri savunma oyuncusu olarak oynadığı FC United of Manchester’da 300’ün üzerinde maça çıkmış. Profesyonel futbolcuların kazandığının yanında onun kazandığı devede kulak misali: Haftada 150 sterlin! Başka takımlardan transfer teklifleri aldığını, ancak burada mutlu olduğunu söylüyor…

Günümüzden 47 sene önce, 29 Mayıs 1968 tarihinde Şampiyonlar Ligi’nde Benfica’yı final maçında yenerek Avrupa’da ilk kupasını kazanmış Manchester United… Yeri gelmişken, Portekiz devi Benfica’nın futbolda taraftarların sahip olduğu en büyük kulüp olduğunu da hatırlatalım. Ve geçtiğimiz günlerde, yeni stadı 4.400 kapasiteli Broadhurst Park’ın açılışında, Avrupa devi Benfica ile karşı karşıya geldi FC United of Manchester. Açılış maçı için o günü seçmiş olmalarının nedeni ise kayda değer…

Maliyeti 5 buçuk milyon sterlini bulan yeni stadın giderinin büyük çoğunluğu taraftarlar tarafından karşılanmış. Kale arkası tribünü maçları ayakta izlemek isteyen taraftarlar için ayrılmış. Kulübün genel menajeri Andy Walsh, 10 sene içinde başardıklarını anlatırken rüyanın gerçek olduğunu, taraftarın gücünü gösterdiklerini vurguluyor ve ekliyor: “Hikâye daha yeni başladı, yol uzun…”
Uzaklarda istenmeyen, sevilmeyen, 17 senedir kulübün başkanlığını yapmış, üstelik sportif anlamda başarısız bir kulüp başkanı bir kez daha başkanlığa seçilirken, futbolun bize çok uzak, başka bir yüzünü gösteriyor FC United of Manchester, endüstriyel futbolun gölgesinde nicedir unutulmuş o gerçeği hatırlatıyor: Kulüplerin gerçek sahibi taraftarlardır!

 

Ziya Adnan

23.Haziran.2015